Ahmet Beltekin

16 Nisan 2010

Ahmet Beltekin Biyografisi baska PayLaısm sitesinden Alıntı Yapılmıstır ins. İsiniz gorur.

Ahmet Beltekin Eylül çılgınlıĞı

Şimdi artık her zaman, her yerde yalnız sen varsın,
Baharın terkettiği bahçelerde yine yalnız sen varsın.

Seni ne kadar çok sevdiğimi anlıyorum, senden uzaklaştıkça
Hayal bahçelerde uçuşan yapraklara baktıkça.

Sen hep böyle gerçekleşmeyen hayallerde kaldın,
Dert ortağımdın, beni yeni dertlere yine sen saldın.

-Baharlar Sakladım Dudaklarımda isimli kitabından

Ahmet Beltekin Tum Şiirleri Mevcuttur

Ahmet Beltekin – Ayrılık DeĞil
Ahmet Beltekin – Ayrılık Gözyaşına SıĞmaz
Ahmet Beltekin – Elimden Bir şey Gelmez
Ahmet Beltekin – Eylül çılgınlıĞı
Ahmet Beltekin – Eylül Hayali
Ahmet Beltekin – Eylül Yorgunu
Ahmet Beltekin – Hasret Sokaklarında
Ahmet Beltekin – Hatırlarıma Dokunma
Ahmet Beltekin – Hoşçakal
Ahmet Beltekin – Hüzün YaĞmuru
Ahmet Beltekin – Keşke
Ahmet Beltekin – Sen Yoksan
Ahmet Beltekin – Seni Seviyorum
Ahmet Beltekin – Ulukışla Garı
Ahmet Beltekin – ıkimize de Yeter Umudum

Ahmed Arif

16 Nisan 2010

Buyuk Şaiirimiz Ahmed Arif biyografısını Asakta Yayınladık. Ahmed Arif Biyografisini bazı PayLasım siteLerinden alıntı Yaptık.

1927 yilinda Diyarbakir’da dogdu, 2 Haziran 1991 tarihinde Ankara’da öldü. Ortaögrenimini Diyarbakir Lisesi’nde tamamladi. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Cografya Fakültesi Felsefe Bölümü ögrencisi iken 1950’de Türk Ceza Yasasi’nin 141. maddesine aykiri davranmak saviyla, 1952’de gizli örgüt kurma saviyla iki kez tutuklandi, yargilandi ve 2 yil hüküm giydi. Cezaevi günleri sona erince Ankara’daki gazeteler ve dergilerde teknik islerle ugrasarak yasamini kazandi. Toplumcu gerçekçi siirimizin ustalarindandir. Yasadigi cografyanin duyarliligi ve halk kaynagindaki sesini hiç yitirmeden, lirik, epik ve koçaklama tarzini kusursuz bir kurguyla kullanarak, özgün, tutkulu, müthis ezgili çagdas siirler yazdi.

Ahmed Arif Hasretinden Prangalar Eskittim Şiiri

Seni anlatabilmek seni.
İyi çocuklara, kahramanlara.
Seni anlatabilmek seni,
Namussuza, halden bilmeze,
Kahpe yalana.
Ard- arda kaç zemheri,
Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu
Dışarda gürül- gürül akan bir dünya…
Bir ben uyumadım,
Kaç leylim bahar,
Hasretinden prangalar eskittim.
Saçlarına kan gülleri takayım,
Bir o yana
Bir bu yana…
Seni bağırabilsem seni,
Dipsiz kuyulara.
Akan yıldıza.
Bir kibrit çöpüne varana.
Okyanusun en ıssız dalgasına
Düşmüş bir kibrit çöpüne.
Yitirmiş tılsımını ilk sevmelerin,
Yitirmiş öpücükleri,
Payı yok, apansız inen akşamdan,
Bir kadeh, bir cigara, dalıp gidene,
Seni anlatabilsem seni…
Yokluğun, Cehennemin öbür adıdır
Üşüyorum, kapama gözlerini…

Ahmed Arif – Hasretinden Prangalar Eskittim
Ahmed Arif – Kara
Ahmed Arif – Merhaba
Ahmed Arif – Otuzüç Kurşun – 3
Ahmed Arif – Otuzüç Kurşun – 4
Ahmed Arif – Otuzüç Kurşun – 5
Ahmed Arif – Otuzüç Kurşun -2
Ahmed Arif – Sevdan Beni
Ahmed Arif – Uy Havar
Ahmed Arif – ıçerde

Afşar Timuçin

16 Nisan 2010

AFŞAR TİMUÇİN
1939′da Manisa’nın Akhisar ilçesinde dünyaya geldi. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğrenim görürken 1967′de Kanada’ya gitti. Montreal üniversitesinin felsefe bölümünden mezun oldu. Yurda dönüşünde Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Fransızca okutmanlığına başladı. Aynı üniversite de doktorasını verdi. 1992’de profesörlüğe yükseldi. İstanbul’da Kavram Yayınları’nın ve üç aylık Felsefe Dergisinin (ilk sayı Ekim-Aralık 1977) sahip ve yönetmenliğini yaptı. Mimar Sinan Üniversitesi İstanbul Devlet Konservatuvarı’nda öğretim üyesi. Yazı alanında adını 1956′da Vatan gazetesinde yayınlanan “Heykel” adlı öyküsüyle duyurdu. Şiirleri ve yazıları Yelken, Ataç, Papirüs, Yeni Edebiyat, Varlık, Soyut, Yeni Ufuklar, Milliyet Sanat, Yazko Edebiyat gibi dergilerde yayınlandı. Toplumcu dünya görüşüne bağlı, öz ve biçim bakımından bütünleşmiş bir şiir anlayışı geliştirmeye çalıştı. “Tahir ile Zühre”, “Leyla ile Mecnun”, “Ferhat ile Şirin”, “Arzu ile Kamber”, “Güllü ile Hamza” isimli halk öykülerini destan biçiminde yeniden yazarak 1969′da “Destanlar” ismiyle kitaplaştırdı. Felsefeyle ilgili kitaplarının yanısıra öykü ve deneme kitapları da yayınladı.

Afşar Timuçin SEZGİLİ ŞİİR

Önce bir sancı olur sonra bir duyumsama
Sonra günler kaygılı duruşlarla
İnce yağmurlardan seni alır getirir

Birlikte özlemek bekleyişlerin
Sevinçlerle duyurduğu sezgidir
Güçlü bir direnme biçimidir biraz da
Süzülür geceden damıtılan ışıkta
Aşklar işte bu özlemden oluşur
Gerçek ve haklı savaşlar da

Önce bir seziş olur sonra bir duyumsama
Sonra bir esinti ta deniz içlerinden
Bir akşamda beklenmedik bir yazla
Bir boşluğu sevdaya dönüştürür

AĞACIN İKİNDİ TÜRKÜSÜ
AKŞAM KUŞATMASI
AKŞAM SERÜVENLERİ
AKŞAM SEZGİLERİ
AKŞAM TÜRKÜLERİ
AKŞAMDA ÇOCUK SEZGİLERİ
AKŞAMIN ANISI
AKŞAMIN KURGUSU
AKŞAMIN YANSILARI
ALİNİN TÜRKÜSÜ
BARDAKTAN BOŞANIRCASINA
BEKLERKEN
BEN KİMİM
BENİ RÜZGARA VERME
BİLDİRİ
BİLGELERİN ÖLÜM TÜRKÜSÜ
BİR AKŞAMDA ÇOCUKLARIN TÜRKÜSÜ
BİR ÇOCUKLUK TÜRKÜSÜ
BİR İNANÇ TUTKUNUNUN TÜRKÜSÜ
BİR NİNNİ YA DA TÜRKÜ
BİR SERÜVEN TANIMI
BİR SEVGİ TÜRKÜSÜ
BİR TUTKUNUN TÜRKÜSÜ
BİR YAZ GÜNLÜĞÜ
BU BİZİM ŞİİRİMİZDİR
CEYLANLARIN AŞK TÜRKÜSÜ
ÇOCUĞUN VE KAPTANIN TÜRKÜSÜ
ÇOCUKLARA DÜŞEN
DENİZİN BEKLEDİĞİ
DERİNLEŞEN AKŞAMDA
DONKİŞOTUN AKŞAMI
EKSİK BİR TANITLAMA
ESKİNİN TÜRKÜSÜ
GECE GELENİN TÜRKÜSÜ
GEÇEN ZAMANIN TÜRKÜSÜ
GENE BÖYLE
GÖLGE
GÜN DOĞARSA
HANÇERLİ TÜRKÜ
İLK TÜRKÜ
İLK YAZ GİBİ
İNANÇLI BİR SAVAŞÇININ TÜRKÜSÜ
İNCE UZUN BİR DENİZ
İNSANLAR ARASINDA
İSTERSEN AL GÖTÜR BENİ
KALYONLAR
KORKU TÜRKÜSÜ
KÜÇÜK TÜRKÜ
MAVİ MENDİLİN TÜRKÜSÜ
ÖLÜMLERİN DÜŞÜNDÜĞÜ TÜRKÜ
ÖZGÜRLÜK
SANA SON MEKTUBUMDUR
SANILAR
SAVAŞÇININ DÜŞÜNDÜĞÜ TÜRKÜ
SAVAŞÇININ ÖLÜM TÜRKÜSÜ
SENİ ÇAĞIRAN TÜRKÜ
SENİ DÜŞÜNDÜĞÜM TÜRKÜ
SENİ DÜŞÜNEN TÜRKÜ
SESSİZ AKŞAM DÜŞLERİ
SESSİZ DÜŞÜNCELER
SEVİNMEYİ BİLENLERİN ŞİİRİ
SEZGİLİ ŞİİR
UÇURTMANIN TÜRKÜSÜ
UNUTULMUŞ BİR AKŞAMIN TÜRKÜSÜ
UT AMERİS AMA
UZAKLARIN ÖZLEMİ
VARLIĞININ TÜRKÜSÜ
YAĞMUR ARKASI
YAŞAMAK NEDİR
YAŞANMAMIŞ ÇOCUKLUĞUN TÜRKÜSÜ
YOL TÜRKÜSÜ
YUSUFCUK

A. Kadir Karaman

16 Nisan 2010

A.KADİR KARAMAN (1956-….) Sivas’ın Şarkışla ilçesinde doğdu. 1979 yılında üniversiteyi inşaat mühendisi olarak bitirdi. Şiirle, şiiri tanıdığından beri meşgul olmaktadır.

A. Kadir Karaman Bir İntihar Diyalektiği

Somurtkan rüzgarların bestesiydi elebaşı duyguları alabora eden yılgınlığın
son mektubunu yazarken karamsarlık
Büzülen bir dalda bir yaprak iç geçirerek ağladı

Sessizliğe,
bir yüreğin çürümüş parçalarıydı
tepetaklak düşen.

Ölümcül terennümlerde gül kurusunun yüreğine âkıbetin dehşetiydi üşüşen.

Dayanılmaz yalnızlığın ıstırabıydı
kangren hayal kırıklıklarına dönüşen.

Tedâvisiz ayrılıkların uzatmalısı sevdâyı
göğün kükremsiydi bunalmış haldeyken tehditlerle bölüşen.

ardı arkası kesilmeyen şimşeklerin ateşten dilekçeleriyle yeryüzüne yayılan ürküntüsü
tutuklu umudun hayâlinde
düş kırıklıklarını başlattı
direncini yoksunluklarda harcayan âbidenin
ışık bekleyen sevinç yolaklarındaki gölgeydi
hüznün çöküntüsü.

Çâresizlik bir tehlikeli kuramı yeniden boşalttı
elleri tavana doğru uzanan umutsuzun
boğuk sesiydi duvarları ağlatan.
Artık iyileşmese de olurdu vicdanda ki yara,
insafsızca kanayan.
Bir can, bir yürek, bir umut, bir sevgi, bir sevdâ bir ışık, bir hârika daha kaydı gitti
Gözleri ardında kala kala hayattan…

1 Bir İntihar Diyalektiği
2 KÂTİL BEYAZ ADAM
3 Sığınak
4 Sis Dağıldı
5 Şarap ve Istırap!

Adnan Yücel şiirleri

16 Nisan 2010

Şairimizin Hayatını Baska PAyLasım Sitelerinden Alıntı yapılmıstır.

Adnan YÜCEL (1953-2002)

27 Mart 1953’te Elazığ’ın Dilek köyünde dünyaya gelen Adnan Yücel, Diyarbakır Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’ne girdi. “Şiirimizde Garip Hareketi” üzerine master yaptı. Ankara değişik liselerde öğretmenlik yaptı. 1987′da Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi’ne Türk dili öğretim görevlisi olarak atandı. Türkiye Yazarlar Sendikası, PEN, Edebiyatçılar Derneği, Çukurova Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği üyesi de olan Yücel 24 Temmuz 2002′de öldü.

İlk şiiri “Ter Şiirleri” adıyla Yeni Adımlar dergisinde yayımlandı. Şiir ve yazıları Yapıt, Petek, Yeni Olgu, Somut, Türkiye Yazıları,Yazko Edebiyat, Anadolu Ekini, Dönemeç, Artı Oluşum, Edebiyat 81, Evrensel Kültür, Söylem, Sanat Emeği gibi dergilerde ve bazı gazetelerde yayımlandı. Bazı şiirleri Holandaca’ya çevrildi.

Adnan Yücel ZAVALLI TUTSAK YÜREK

Hep açlığında büyür yaşamın
Hep korkulusunda dolanır
Gezer durur elden ele
Şiirsiz sancılar kıvranır
Zavallı tutsak yürek

Bugün onlardadır yarın bizde
Çırpınır ha çırpınır
Bir ağlamaklı şiir dizesi
Bir yıpranmış imge diye

Alır başını bazen çekip gider
Taksit taksit konuşur arkadan
Yaşanmış coşkuları taklit eder
Yanıbaşında boğulurken şafak
Ve katledilirken ter
Oturur kanın üstüne şarap içer
Mevsimleri de bilmez ama
Her mevsimde üç renge girer

Adnan Yücel Tum ŞiirLeri Asagta Mevcuttur.
ACININ RENGİ
ACIYA KURŞUN İŞLEMEZ
AĞLATAN MUTLULUK
AYIŞIĞINDA
BİR SES
BİR YERALTI NEHRİNİ BEKLERKEN
DELİ YABANCI
DÖRTLERİN GECESİ
GERİYE KALAN
GÖZLER YANGIN ŞİMDİ
HANGİ GÜNÜN YÜZYILI
İMGE DEDİM ADINA
KIRDIN KALBİMİ
KIRDIN KALBİMİ CANKÖRÜĞÜM
KIRILAN BİR ZİNCİR SEVİNCİNDE
KIRLARA BAHAR YETMİYOR
KUŞ MİTİNGİ…
KUTUP YILDIZI
NE ZAMAN .
ÖLÜMÜM BAHAR OLSA
RÜZGARLA BİR
RÜZGARSIZ UYANAMAM
SEN GİDELİ
SEN Kİ ANLARSIN
SEN YÜRÜRSÜN RÜZGAR YÜRÜR
SUSKUNUM SANA
TEL ÖRGÜLERE TAKILMADAN
UNUTULMUŞ BİR AKŞAM TÜRKÜSÜ
YAĞMUR OLSAM
YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ
YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ OLUNCAYA DEK -2
YERYÜZÜ AŞKIN YÜZÜ OLUNCAYA DEK -3
YÜREK ÇAĞRISI
ZAVALLI TUTSAK YÜREK

Adnan Özer şiirleri

16 Nisan 2010

Adnan Özer Hayatını Asakta Yazılmıstır. Sairimizin Hayatı Baska Paylasım Sitesinden Alıntı yapılmıstır

1957′de Tekirdağ’ın Gazioğlu köyünde doğdu. Liseyi Batman’da bitirdi. 1979’dan beri İstanbul’da yayıncılık yapıyor. İstanbul Devlet Güzel sanatlar Akademisi’nin şiir yarışmasında birincilik kazandı. Tekirdağ yöresinin halk söylenceleri, türkü ve tekerlemelerine modern şiir yöntemleriyle yaklaştı. Son dönemlerdeki şiirindeki içerik ve sözlükçeyle, Doğu kültürüne, metafiziğe, İsmet Özel’dekini anımsatan benmerkezci bir başkaldırı yöntemine yöneldiğini görülüyor. Neruda, Paz ve Pesao’nun şiirlerini dilimize çevirdi.

Adnan Özer DIŞARDA TAŞLAR
zamanın ve güneşin beslediği miskin bıldırcınlar,
erimiş kanatlar ve ayaklar,
rüzgarın uzun takvimi,
yitmiş kayıt çizgileri
en uzun ömürlü ağaçlarda.

Gel bana,
ömrüm kısa,
gün boyu toprağın sıcak mıknatısıyla
kurumuş, bedensiz bir gömlek gibi.
Sar göğsümü, sıvan sırtıma,
sen kaynamış sütün ince kabuğu,
inandır beni kendine
hem ağzından çıktı bir kere
‘seviyorum’ sözü
boşlukta başı dönen küçük bir nar fidanı gibi.

Adnan Özer Tüm ŞiirLeri Asagta Mevcuttur.
DIŞARDA TAŞLAR
DÜZ YANILSAMA
GİZLEDİKÇE AŞK
KAFİLELER
KIRLARA VEDA
KİNE EZ?
MAKEDON GÜZELİNİ ARAYAN ÇİNGENE
MARMARADA AKŞAM
MEDRESE İSYAN ( 2 )
MEDRESE İSYAN (1)
MERMER ADASINA VEDA
PAYLAŞILAN UYUM
RÜZGAR DURDURMA TAKVİMİ
SENİ SEVİYORUM…
ŞAİRİN EMEKLERİ
YENİ SEVDALININ SABAHI
YOL ŞARKILARI

Abdi Kadir Birinci

15 Nisan 2010

Abdi Kadir Birinci Biyografi bilgiLerine Ulasamadık Ulastıgımız Gibi yayınLıyacaz.

Abdi Kadir Birinci Korku Şiiri

İşlediğim günah
………………………
Verdiğim söz
Aldığım ders
Kurtarır mı beni?
Sonsuzluğa uzayan yolda.

Abdi Kadir Birinci Tüm ŞiirLeri

1 Abdi Kadir Birinci Mn
2 Abdi Kadir Birinci Gönül
3 Abdi Kadir Birinci Ararsın
4 Abdi Kadir Birinci Gölge
5 Abdi Kadir Birinci Beş Çizgi
6 Abdi Kadir Birinci Gayb
7 Abdi Kadir Birinci Yitirmeden Cesaretini
8 Abdi Kadir Birinci Sonsuz Tin
9 Abdi Kadir Birinci Sana Okuyamadığım Şiirler
10 Abdi Kadir Birinci Sezarlar
11 Abdi Kadir Birinci AN
12 Abdi Kadir Birinci Emek
13 Abdi Kadir Birinci Sevebilirmiyim
14 Abdi Kadir Birinci Uzaklar
15 Abdi Kadir Birinci Yol
16 Abdi Kadir Birinci Sızı
17 Abdi Kadir Birinci Heyhat
18 Abdi Kadir Birinci Akış
19 Abdi Kadir Birinci Bir Kadın Ağlıyor
20 Abdi Kadir Birinci Ses
21 Abdi Kadir Birinci Oyun
22 Abdi Kadir Birinci Toroslara
23 Abdi Kadir Birinci Süzgeç
24 Abdi Kadir Birinci Yakın ve Uzak
25 Abdi Kadir Birinci Uzayan Muamma
26 Abdi Kadir Birinci Amrit Kumbha
27 Abdi Kadir Birinci Anneme
28 Abdi Kadir Birinci Gün Batımı
29 Abdi Kadir Birinci Rüya 1
30 Abdi Kadir Birinci Rüya 2
31 Abdi Kadir Birinci Rüya 3
32 Abdi Kadir Birinci Siyah Beyaz Bir Fotoğraf
33 Abdi Kadir Birinci Hıdırlık Kulesi
34 Abdi Kadir Birinci Hayal
35 Abdi Kadir Birinci İnsan
36 Abdi Kadir Birinci Sabır Memesi
37 Abdi Kadir Birinci Yıllar
38 Abdi Kadir Birinci Hakikat
39 Abdi Kadir Birinci Sarı Geceler
40 Abdi Kadir Birinci Kaçak
41 Abdi Kadir Birinci Beklersin
42 Abdi Kadir Birinci Uzaktı Şehir
43 Abdi Kadir Birinci Korku

Abbas Şahin

15 Nisan 2010

Abbas Şahin BiyografiSine Ulasamadıgım İcin YayınLıyamadım Ulastıgım Gibi YayınLıyacam Şairimizin HAyatını

Abbas Şahin Öylesine Bir Şiir

İnsanların kirli yüzlerine baktıkkça uğulduyor beynim
Gözlerine bakıyorum,
o anlamsız,o boş gözlerine.
Bana bakarken sanki arkamdaki duvarı görüyorlar
Öylesine boş,öylesine anlamsız insanlar…

Etrafıma bir bakıyorum,kir,pas,çöp…
Yüreğimde kara noktalar oluşuyor her bakışımda.
Gözlerim acıyor baktıkça,
o yaşlı gözlerim
Öylesine boş,öylesine anlamsız etrafım…

Dünyada hergün acı çeken milyonları düşünüyorum.
Gencecik gözlerinde çiğ birikmiş masum çocukları,
Çocukların elindeki eksik ekmek parasını,
Paranın üzerindeki `büyük devlet adamı(!)` resimlerini…
Öylesine boş,öylesine anlamsız tüm dünya…

Ve aynada kendime bakıyorum nihayet.
Karanlıkların ortasındaki bembeyaz yüzümü görüyorum
Başka yüzleri aydınlatamadığımı görünce kahroluyorum
Gözlerim doluyor,ağlıyorum karanlığın ortasında,
Öylesine boş,öylesine anlamsız gözlerim…

Abbas Şahin Tüm ŞiirLeri

1 Abbas Şahin Öylesine Bir Şiir
2 Abbas Şahin Gece Melekleri
3 Abbas Şahin Kim Bilirdi ki
4 Abbas Şahin Bir Daha

Abbas Sayar

15 Nisan 2010

Abbas Sayar Biyografisi Asaktadır Alıntıdır.

ail Abbas Sayar, 21 Mart 1923 tarihinde Yozgat’ta doğdu. Liseyi, 1941 yılında Yozgat’ta bitirdi. Kısa süreli memurluktan sonra yedeksubay oldu. 1945′te İstanbul’da evlendi. Dört sömestr, Türkoloji öğrenimi yaptı.

1947′de İstanbul’da, onbeş günde bir çıkardığı gazeteyi, matbaa kurarak Yozgat’ta yayınlamaya devam etti. Yozgat’ta bir dönem de çiftçilik yaptı. Politikaya girdi, 1957′de politikadan uzaklaştı. Şiir yazmayı sürdürürken, roman yazmaya başladı. 1970 yılında Yılkı Atı romanıyla, ismini edebiyat dünyasına duyurdu. Yılkı Atı,TRT Roman Başarı Ödülünü (1971) kazandı. Bu romanın ardından gelen Çelo (1972) romanı, 1973 Türk Dil Kurumu Roman Ödülü’nü, Can Şenliği (1974) romanı ise 1975 Madaralı Roman Ödülü’nü getirdi Sayar’a. Can Şenliği, TRT tarafından filme çekilmiştir.

Abbas Sayar’ın romanları ve hikayeleri, Orta Anadolu insanının hayatını anlatır. Abbas Sayar’ın hayatı, romanlarındaki hayatlara benzer, ya da o, romanlarını kendi hayatından aldığı ilhamla yazmıştır.

Abbas Sayar, 1989′da ikinci kez evlendi, Ayvalık’a yerleşti. Resim, şiir ve roman çalışmalarını, Ayvalık’ta sürdürdü. Ankara, Antalya, İzmir ve Ayvalık’a resim sergileri açtı. Ömrünün son yıllarını, Ayvalık’ta resim yaparak, roman ve şiir yazarak geçirdi. Ötüken Neşriyat’ın yeniden yayınladığı romanlar Yılkı Atı, Çelo, Can Şenliği, Yorganımı Sıkı Sar (öykü), Anılarda Yumak Yumak ve son kitaplarından biri olan Noktalar’ın kapağında yazarın kendi yaptığı resimler kullanılmıştır.

Ardında, derlenmeyi bekleyen pek çok şiir ve yazı bırakarak, 12 Ağustos 1999 tarihinde öldü. Mezarı, Yozgat’tadır.

Abbas Sayar Çoban Armağanı

Soğuk havalarda
Geliverince aklıma
Üşürsün diye
Seni düşünmüyorum.

Abbas Sayar Tüm ŞiirLeri

1 Abbas Sayar Çare
2 Abbas Sayar Çoban Armağanı
3 Abbas Sayar Rubai
4 Abbas Sayar Bizim Şiir
5 Abbas Sayar Görünmedin
6 Abbas Sayar Çıtırık

Abbas Baba

15 Nisan 2010

Abbas Baba : Hayatına Ulasamadım Ondan Dolayı YayınLıyamadım Ulasır Ulasmaz YayınLıyacagım. Şairimizin Hayatını.

Abbas Baba Dusunce Şiiri

Buralardayken sen
Ara sıra seni görür, sonra hep seni düşünürdüm
Kaç gündür göremedim
Yoksun
Şimdi seni merak ediyorum
Şimdi sana birkaç satır yazıyorum
Sırf kendim için
Sana yazarken cam boyundaki masada
Birden başımı kaldırıp dışarı bakıyorum
Gözüm, camın yansıttığı görüntüme ilişiyor
Saçlarıma bakıyorum, gözlüğüme bakıyorum
Bilmiyorum niçin bu kadar ince düşünüyorum.

Abbas Baba Tüm şiirLeri

1 Abbas Baba Sonuç
2 Abbas Baba Düşünce
3 Abbas Baba Dalgın
4 Abbas Baba Umutsuzun Hayali
5 Abbas Baba Umutsuz
6 Abbas Baba Anımsama
7 Abbas Baba Ziyanlık
8 Abbas Baba Perişan

Abaryan Engin

15 Nisan 2010

Yaptıgım Tum Araştırmalara Rahmen hayatı Hakında Hic Bir Sey bulamadım Sadece Bir Şiiri bulunmaktadır Bu şiiride Sizlerle PayLasmak İstedim.

Düş Ve Duvar

Yine salına salına geldi o duvar,
Mahcup bir özlemle çağırırım onu dağıttığım yerlerden,
43 derecede bile o ilk ağrı, ilk heyecan
O duvar
Eksik ve yanlışta olsa o ömre dönmek ister,
Hep susuz bırakılan o eski düşe dönmek ister,
Kimsesiz bir umutla birlikte.

Abaryan Engin

Abacan Aşkısev Şenkal

15 Nisan 2010

Abacan Aşkısev Şenkal Buyuk ŞairLerimizden Biridir

Abacan Aşkısev Şenkal Tüm ŞiirLeri Asagda Mevcuttur.

1 Abacan Aşkısev Şenkal Sensizlik
2 Abacan Aşkısev Şenkal Kaybolan Ümitler
3 Abacan Aşkısev Şenkal Hatıralara Daldım
4 Abacan Aşkısev Şenkal Nurlu Rüyalara
5 Abacan Aşkısev Şenkal Sen
6 Abacan Aşkısev Şenkal Birşeylerin İzi Kalmış
7 Abacan Aşkısev Şenkal Bana Döner Misin
8 Abacan Aşkısev Şenkal Unutulmayan Sevgili
9 Abacan Aşkısev Şenkal Aklımda Bir Tek Sen
10 Abacan Aşkısev Şenkal Bir Şiir Dudaklarımda
11 Abacan Aşkısev Şenkal Beni Unutma Sakın
12 Abacan Aşkısev Şenkal Kaybolan Yarınlar
13 Abacan Aşkısev Şenkal Dalga Sesleri
14 Abacan Aşkısev Şenkal Huzur İçinde Uyu
15 Abacan Aşkısev Şenkal Küçük Bir Heves
16 Abacan Aşkısev Şenkal Kaderim Ve Ben
17 Abacan Aşkısev Şenkal Bebeğim
18 Abacan Aşkısev Şenkal Sevgiliye
19 Abacan Aşkısev Şenkal Sen Benim Rüyamsın
20 Abacan Aşkısev Şenkal O Şarkı
21 Abacan Aşkısev Şenkal Bir Başka Ağustos
22 Abacan Aşkısev Şenkal Eylül
23 Abacan Aşkısev Şenkal Maziye Baktığımda
24 Abacan Aşkısev Şenkal Duy Sesimi
25 Abacan Aşkısev Şenkal Bir Başka Mevsim
26 Abacan Aşkısev Şenkal Yine Sen Varsın

Abdurrahim Karakoç şiirleri

15 Nisan 2010

Abdurrahim Karakoç 1932 Kahraman marasın Elbistan ilcesinde Dunyaya Geldi Daha Cocukken şiirre merak Sardı Bu Merak Aileden Gelme Biseydi babası annesi Ve Abileride şiir yazardı.
İlk Yazdıgı ŞiirLer İki Kitap doldurcak Kadardır Ama O begenmeyerek Bu şiirLerin Hepsini Yaktı. ondan Sonra Tekrar Yazmaya basLadı yane 1958 te Bu ŞiirLerini Hasana Mektup Kitabının ALtında 100000 ane bastırdı. Bastırmasına bastırdı Ama Bu şiirLer Kısa zamanda tukendi Bu neden Dolayı ikinci baskı bastırmak Zorunda Kaldı Yine 10,000 Tane Bastırdı.

Abdurrahim Karakoç Tum şiirleri

Ayıp
Ben
Anadolu Gezisi
Açık dilekçe
Gören bilir
Dosta doğru
50. yıl hesabı
İtiraf
Yalvarış
Sana geliyorum
Kara haber
Gel gayrı
Ey gönül
Bu dünya kimin dünyası?
Bereket
Cevapsız kalan sualler
Girdapda bir can
Suları Islatamadım
Unutursun (mihribanım)
Yağmur yağar gibi
Yolların sonu
Sevdam ve ben
Karşılama
İkininbiri
Hudut taşları
Hatırlatma
Hasana mektup -II-
Hasana mektup -I-
Hasana mektup
Fotoğraf
Bayramlar hürmetine
Aynaların ötesi
Noktada Zaman
Mihriban
ANLA GÜZELİM
Sakın aglama
karakız
Senden sonra
Sakladım sana
Meyer
Sen olmayan biri
İnanmak
Geç olmadan
cepmsj
cepmsj
AşK Can Yanması
İlk
öyle san sen
yanıldık
isteseydin
Sessiz Müzik
Şehrazat
Tut
Yağmur Duası
Mona Rosa
Üç_Adım_VaR
Kav
bana sevda olma .Ser_Turk.
kara kız
b,ilmiyorum
SILADA BİR GÜN
BETERİM
VEDA
ÇARESİZLİK
MEHMET NAFİZ KARAKOÇ

A. Kadir Bilgin şiirleri

15 Nisan 2010

Gecenin Namlusu
Akıntı
Ay Işığı
Ayrı Ayrı
Ayrılık
Başka İş
Bir Akşamlık
Bir Sevda Türküsü
Düşmek
A. Kadir Bilgin 1955 te Ankarada Dogdu. Ankara :hacettepe universitesi kutuphanecilik Bolumunden Mezun Oldu. 7 Şiir katibi haric Arastırma yazılarıda bulunmakta beli gazetelerde ve dergilerde şiirlerini yayınlatı. Simdi ise Gokceadaya yerLestir Orda 18 mart Gokceada universitesinde Turk dili Dersine Giriyor.

A. Kadir Bilgin şiirleri

Ellerin
Gittin İçimde Kaldı Ayrılık
Gün Boyunca
Rüzgarda Var
Sana Geliyorum
Sevgi Öldü
Tutsağın Olmazsam
Yalnız Kadın
Gecenin Namlusu
Şiirin Göğüsleri
Yalnızlık

A. Kadir Bilgin Akıntı şiiri

AKINTI

Üflerim
Şiirin tüm gizini kulaklarına
Havalanır birden aklın
Akşamlar akar dudaklarına
Oturursun ortasına akıntının
Tut ki bir aşklığına çıldırdın.

Sokul yanıma
Çoğul mudur etin,
Gerçeklerden mi süzüldü
Kolunda duran cinnetin?

Haydi gel tedirginliğe
Son çağrımdır bu
Çıkarıver tüylerini
Bahar geldi.

AYIŞIĞI

Ay ışığı kutsal sevgilim
Fısıltıların yumuşak toprakta
Ayak izlerime doluyor
Sen de terkedip gitme
Sularla oynaşmaya
Doğur beni ışığınla
Lekeli yüzüne
Bulaşmış gibi yeni bir iz
Şarkımızı çalıyor dağlar
Haydi dans edelim özlemle
Çakışsın bedenlerimizdeki giz
Mırıl mırıl büyüsün başaklar
Barış içinde çoğalsın sevgimiz.

AYRI AYRI

Kaçamak bakışlarımız dokunurdu birbirine
suçlu suçlu yürürdük
gülmeyi konduramadan dudaklarımıza
acılarla delik deşik
bir olgunluk izlerdi gölgelerimizi
yağmur ıslatırken kaçak evi
kimsesizliğimiz ayrı ayrıydı.

Aslında yakamıza yapışmasaydı aşk
sahtekarlar cennetinde çakışmasaydı yollarımız
sen ve ben
pekala kandırabilirdik kendimizi
mutluluk oynayarak ayrı ayrı
yas
içimizde uzun yolculuğa çıkmış olurdu
ve bitmemiş olurdu takas.

AYRILIK..

Tüm umut yollarını kapayan
aşk da bir isyandır.
Nerede kimbilir o fırtına,
beni yüzyıllara savuran
yüzü yırtık kan.
İşlediğim zamansız sevdanın
cılız kemiklerini sayıp,
özgürlük adına soyunuyorum
uykunun karesine aşk kafesimde.
Ey duru bestesini dinlediğim gökyüzü!
Kiminle o ihtiras denizi,
kimi boğuyor dalgalarıyla,
nedir bu uğultu,
Kimdir tanık?
Sussun sularını aşınmış yatağımdan
alıp götüren deli yel,
umarsız dalgaların uzandığı hiçbir kuyuyu bağlamayan
köprünün üstünde
Kral Lear gibi güçsüz ve deli
düşsün elime ayrılık

BAŞKA İŞ

Hep merak ederim
Nasıl sevişir kardelen çiçeğiyle kar
Ve kar damara nasıl akar,
Uzatıp başını ak yorgandan
Nasıl sessizce ortaya çıkar?
Oysa geldi de denemez
Şenlikleriyle bahar.

Benim bildiğim bahar
Çiğdemle başlar,
Bu işte belli ki
Başka bir iş var.

BİR AKŞAMLIK

Sevgilim kimsesizliğiyle övünmesin ellerim
efkar dağıtalım bu akşam
kabuklu meyvalar al
içkimize arkadaş olsunlar
şu cırlak satıcıdan
içimde titreşen suları alıp sakla
ağaçların ve gökyüzünün hamağında
labirentleri boş kalsın biraz ülkemin
Ankara kalesinden seyrederken kenar mahalleleri
kibrit kutusu evlerde konuk olup
radyasyonlu Karadeniz çayları içmeliyim
gecekondu sakinleri
bu akşamlık affetsinler bizi
Güney Afrika madenlerinde
kurşuna dizilen işçilerin
Filistin’de katledilen dostların
hoşgörüsüne sığınalım bu akşam.

BİR SEVDA TÜRKÜSÜ

Sokul yanıma,
çığlıklar dolarken kentin sokaklarına
yirmidört ayar yankılar düşer dağlardan.
Üşürüm kar giyinmiş ağaçlar gibi
sımsıkı tut ellerimi
ki,
bir kır çiçeği
korkusuzluğuna ulaşayım.
Tuz ekmek ve şarap kadar kutsal,
okunması düşlenen bir kitabın
el değmemiş koyakları kadar gizemli,
sevdaya ait ne varsa içimde
sırtımda taşıyorum akşamları.
Rüzgarın baştan çıkarıcı çağrısına kapılıp
ipini koparan uçurtma gibi
çılgın olmak istiyorum,
bu yüzden,
görmüyor musun kollarım
sana uzanıyor savaş alanının
tam ortasından
Peşimde kanıma susamış canavarlar var,
gecenin sabaha yakın olan kısmında
çalı ol
yapraklarının arasına al beni,
dikenlerin batmasın ama.
Çocuklar kadar berrak pınarlar
olsun avuçlarında,
bir yudum içtiğimde
ay kanatlarını tak
gözlerime gözlerinle
yak beni yüreğindeki ateşle.
Karınca gölgesi olsan bir öğle üstü,
uyusam uykuların en derininde,
mermer yontular görsem düşümde,
kılıfından çıkarsam ölümü
rasgele öpsem ağustos gibi yanan göğsünden,
uyandığımda sen yoksan
haykırsam, haykırsam, haykırsam…

DÜŞMEK…

Ölüme düştü akşam
tülbentten süzdüler bataklığı
öksüz bir arı kuşu kaldı.
Dalgaya düştü deniz
unutup tuza döndü
koynundaki balığı
Maviye düştü kırlangıç kanadı
bulutla oynuyor düşler
ışık yokluğun öbür adı.
Sevgi çağırınca düşmez
savur umutlarını yele
göğe yükselsinler hele.

ELLERİN

Ellerimden çıkmıyor ellerinin izi
Yalnızlık çalarken sirenlerini,
Sensiz duygular da anlamsız
Nasıl yığdın aramıza
Bunca dağı ovayı denizi
Ayaklarıma dolaşıyor gözyaşlarım
Özlem yine dizi dizi
Sular akmıyor
Sevişmeler yakmıyor tenimizi.

Ben hüzün avcısıyım bilirsin
Bu yakınmalar kendime
Sen üstüne alınma
Yalnız da çoğaltırım gizi
Gece beni çağırıyor bak
Şimdi dalarım cadde sokak
Yüreğimde gecikmiş boşluk
Ellerimde ellerinin izi.

GECENİN NAMLUSU

Kollarından tutup akşamın ıssızlığını
damarları kurumuş atın sırtında
her akşam-ya da gece-eve döndüğümde
cam saydamlığındaki ellerini
geceler boyu öptüğüm kadının
komşusu bir kızı sevmişliğim vardı.
umarsızlık saatlerinde
sabahın fırçalanmış dişleri arasında yürürken
at kestaneleri görünmezdi.
Aşk,
kadının erkek cinselliği altında ezilmesiyle
pelte olmuştu aşkımız
ama hala sisli bir ufku gösteriyordu güneş.
Yok olmanın bataklığında bebek
sonsuzluğa çivilenmiş bir
yürek
demektir.
Toplama kampı toplumda yürek ise,
mavi bir kardır
süslüyor ellerimdeki dağı.
İçinde ağaçların boğulduğu
o uzak patika ikimize dardı
geceler boyu öptüğüm kadının
komşusu bir kızı sevmişliğim vardı.

GİTTİN İÇİMDE KALDI AYRILIK

Gittin
Ayrılırken buz tutmuş bıyıktı gözlerin
Kaçamak ellerimiz komutsuz sallandı
Dudaklarımızda sıradan sözcükler
Vedalaşmayı bile beceremedik
Son bir bakış kaldı arkanda
Kalabalığa karışan
Her şey düzmece bir dinginliğe gömüldü
Gittin.

İçimde
Yığınlarca kitap kaldı uçuşan
Sözcükler beynimin köşelerinden
Çıkıp korkuttular gecelerimi
Peşimden geldi gölgeler
Aynalara bakamaz oldum
Hiçbir oyun avutmadı beni
Yaşamıma sığmayan bir şey kaldı
İçimde.

Kaldı
Yeni bir kent işkenceye hazır
Ödeşemedim gittiğin mevsimlerle
Belleğimi silkeleyip anılardan
Tik tak çaldın uzun zaman
Alışamadım yarımlığa
Düşlerimde intihar tutkuları
Sırtımda hançerinin oyduğu boşluk
Kaldı.

Ayrılık
Çoğalarak giriyor günlerime
Senden başka kim bilebilir
Geçmişin dökümünü yaptığımı
Ağır ağır pulsara dönüşürken güneşler
Sonbahar hüznüne benziyor pencerede
Artık konuk beklemeyen gözlerim
Sayfalar da bitti ışık da her yanı kapladı

GÜN BOYUNCA

gün boyunca damladı
güneşin altın saçlarından
doyumsuz bir ezgi
kavakların uzunluğuna
gün boyunca
terledi yapraklar
hışırdadı dallar boynuma
başları dönerek eriştiler buluta
avuçlarım yapıştığında aydınlığa
seninle bir nefes sessizlik
bir fısıltı yağmuru
okyanus dolusu özlem ektik
dağların duvarlarına
gün boyunca
ipek kuşlar uçurduk
bir küçük pencereden
doğayı öğüttük
umut değirmeninde
kucak dolusu
zamanlara uçtuk
gün boyunca

gün boyunca göğsümüze
yeniden dolsak
tan, gül ve ışık
pırıl pırıl günlere
ardışık
sevgi duşuyla başlasak

RÜZGARDA VAR

Bütün rüzgarlara açıl
Sana dokunan aşklar savrulsun
Çölün kum tepelerine
Yüreğinle uç
Ve uçur dostlarını
Göğün derinliğine
Ara verme durmasın duygular
Kanatlı beyaz at
Aşsın bulutları birer birer
Yitik değil yaşam
Orada düşüncelerinde her şey var.

SANA GELİYORUM

I.
Benim sabah keyfim
yeni açmış bir gülü
insanların gülücüklerine yerleştirmektir.

II.
Sana karlı bir günde geleyim
saçımın beyazlığı ve paltomun ıslaklığıyla
üşüyen dudaklarımı ısıt, tenimi kurula
uzun bir şarkıda susalım farkında olmadan
sobanın çıtırtılarına dalalım
sana küçük törenlerimizde şarkı söyleyeyim
içki içelim güneşle başbaşa
saçlarına dokunan tarağın hışırtısını dinleyeyim
gözlerinin titreşimini yansıtsın aynalar
bir gece şelalesi gibi
damarlarıma akıp yankılan yüreğimde.

III.
Sana yağmurlu bir günde geleyim
parkta ıslanalım birlikte
gürültüller toprağın kokusunda erisin
kentin görüntüsü değişirken bulutlarla
duraksamadan parlayan gözlerin
ve ıslaklığınla sar beni
en koyu kızıllığında dudaklarının
kıralım demir parmaklı pencereleri
önlerine ortanca saksıları yerleştirelim
ağız dolusu sobe diyelim dudaklarımıza.

IV.
Sana güneşli bir günde geleyim
ışıklı yollara halılar serelim
birlikte aşkınlığa yükselelim,
okyanus sularının ortasında altın kumsallarıyla
mücevher gibi parlayan adada,
ben hep iskeleye demir atmış
beyaz bir yelkenlinin düşünü gördüm
tuzlu dudaklarını yakmak için
sana kendi yaptığım güneşleri getireyim.

SEVGİ ÖLDÜ

Sevgi öldü duydunuz mu
Sevgi öldü insanla sevişirken
En önemlisiydi aykırı düşlerden
Tozlarını silkeliyordu güneş
Her kayan şiirin ardından
Çocukların kışkırttığı sendikalı işçi arılar
Çiçekleri solluyordu tutsak günde
Gömleğinden pul pul türküler dökülen
Bir çocuk koşturdu haberi
Kaldırıp taa uzaklara hatta sonsuza
İnsansız=düşmansız yerlere attı ismini
Çınladı derin uçurumlar dağlar
Sevgi öldü, öldü sevgi.

ŞİİRİN GÖĞÜSLERİ

Korkuyorum şiirin göğüslerini emerken.

Mavisi silindi gökyüzünün ırmağın ötesinde
hızlı adımlarla el sallayamadım dudaklarına
seni bıraktığım kente kızıyorum şimdi
ay ışığında yürüyemediğimiz kale kapılarına.

Sahne:
korkuyorum göğüslerini emerken şiirin.

İmgeler duyun terk ediyorum kenti
yaratmak için en büyük kalabalığı
menekşe çoğaltıyorum martı seslerinde
yeniden maviye boyuyorum göğü.

Sahne:
göğüslerini emerken şiirin korkuyorum.

İçiyor geçmişin kuyusu seni de
aşka dönüyorum o en büyük şiire
yalnızlık bin damla kumsala düşen
su eski bir yosun göçmen gölgede.

Perde:
şiirin göğüslerini emerken korkuyorum.

TUTSAĞIN OLMA

-Özgürlük için-

Tutsağın olmazsam senin
bu gece de tüm geceler gibi
kıyısız okyanuslara düşerim
dalgasız denizlere.

tutsağın olmazsam senin
kanayan kanatlarımla
enlemsiz boylamsız gezerim
ülkesiz atlaslarda.

Tutsağın olmazsam senin
yaşadığım uçlar arasında
çılgınlığı ararım
sığamam küçük kalıplara.

Tutsağın olmazsam senin
çıktığım yazılarda
ismini ve ismimi kazırım
duvarlara yanyana.

Tutsağın olmazsam senin
yaşayamam
tutsak et beni
yoksa savaşamam.

YALNIZ KADIN

Gün ışığından güzel kadın
renklerin koynunda
çiçeklenmiş duruyorsun terasta,
kızıl saçlarını sallıyor
çapkın
bakışların
Hırsız gözleri yakalayan karanlık
sana sessizce dokunuyor
çitle çevirdiğin bahçende,
Adonis bu
yıllardır beklediğin ışık
yitik sandığın ülke
ve ezberlediğin koku,
aryalarla parlayan ay
çıplaklığına vuruyor leke.

Bir yudum daha al kadehinden
alevlensin kanın
papatyalar gibi bir aklaşsın
bir sararsın yüzün
sar bırak
sar bırak
avuçların ıslanarak,
kasıklarındaki yükü koparıp at
gece yorulsun koşturmaktan
uyku gözlerinden aksın,
Büyük Sahranın kumlarına baksın
sevişmelerini saymak isteyen
boşalıyor teninden
Erosun sunduğu kadınlığın.

YALNIZLIK.. .

Yalnızlığımı büyütür kalabalık
Gökdelen’in gölgesine siner
Karanfıl Sokak kalınlaşır
yoksul kadın çocuklarıyla
çöplerin üzerine konar
gözleri cam kırıkları
sevgilim gelir yalnızlığım büyür
çocukken gökkuşağına düştüğüm
gökyüzü gelir kirli güvercinleriyle.

Kimin öznesiydi mevsimler
işkence öyküleri kimindi
ayrılığın sesi miydi adımlarım
suyu bekleyen uçurum mu
kanatlandım yalnızlığımla son mevsime
içimde bir kedi yavrusu.

Bedük

13 Nisan 2010

Bedük Tum sarkılarını ve Videolarını Burdan Bulabilirsiniz.

Bedük tum Sarkıları Asagta Mevcuttur.

Bedük – Automatik (Remix)

Bedük – Better Than My Baby

Bedük – Electric Girl

Bedük – Feels Like Heaven

Bedük – Heartbreaker

Bedük – Let Me Go

Bedük – My Woman

Bedük – On The Floor

Bedük – Shake That Thing

Bedük – Sway With Me

Bedük – Ters

Bedük – This Fire